ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 3. ULUSAL ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

Muzaffer İZGÜ’nün “Onur Sanatçısı” olarak katıldığı 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu, Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇOGEM) tarafından, 05–07 Ekim 2011 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katılımcı kurum olarak yer aldığı 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda; 18 Düzenleme Kurulu Üyesi, 59 Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi, 8 Yazarlar ve Çizerler Kurulu Üyesi; 9 Katılımcı, 3 Yayıncı Kuruluş görev üstlenmiş; ayrıca sempozyumun yürütülmesi sürecine, 18 Drama Lideri, 12 Gösteri ve 3 Fotoğraf Sanatçısı ile Eğitim Bilimleri Fakültesinin 12 Öğretim Elemanı ve 111 Öğrencisi etkin olarak katılmıştır.

Sempozyuma çok sayıda öğretmen ile okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencisi; yazar, çizer, çevirmen, konu uzmanı ve yayıncı katılmıştır. Üç gün süren sempozyumda 163 bildiri sunulmuş, 53 atölye çalışması ve sanatçı söyleşisi gerçekleştirilmiş, yazar ve çizerler tarafından da imza saatleri düzenlenmiştir.

Sempozyumun açılış bildirileri, Prof. Dr. Talat Sait HALMAN ile Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Orhan ÖZTÜRK tarafından sunulmuştur. Sempozyumda, Oturum Başkanlığını Dr. Mustafa Şerif ONARAN’ın yaptığı, Emin ÖZDEMİR, Adnan BİNYAZAR, Prof. Dr. Zafer GENÇAYDIN ve Prof. Dr. Sedat SEVER’in konuşmacı olarak katıldığı “Özgürleştirici Bir Süreç Olarak Sanat Eğitimi ve Çocuk”; Oturum Başkanlığını Prof. Dr. Cahit KAVCAR’ın yaptığı, Prof. Dr. Selahattin DİLİDÜZGÜN, Mustafa Ruhi ŞİRİN, Doç. Dr. Medine SİVRİ, Dr. Fatih ERDOĞAN ve Prof. Dr. Sedat SEVER’in konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye’de Çocuk Edebiyatı Öğretimi” adlı iki açıkoturum gerçekleştirilmiş; Prof. Dr. Ferhunde ÖKTEM tarafından “Dostum Sanat…” adlı bir konferans verilmiştir.

20–21 Ocak 2000 tarihinde Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nce düzenlenen 1. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu, çocuk edebiyatının bilimsel bir inceleme alanı olarak yapılanmasına önemli katkılar sağlamıştır. Altı yılı aşkın bir süre sonra, 04-06 Ekim 2006’da yapılan 2. Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’na tüm paydaşlarının yoğun ilgi göstermesi, etkinliklerin bilimsel şölene dönüşmesi çocuk ve gençlik edebiyatının önemli bir gelişme içinde olduğunu göstermiş; 05-07 Ekim 2011 tarihinde gerçekleştirilen 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu, ülkemizde çocuk ve gençlik edebiyatı kültürünün gelişip
yaygınlaşmasına önemli katkılar sağlayacak bilimsel ve sanatsal dönütler sunmuştur.

Sempozyumda; okuma kültürü edindirmenin, düşünen duyarlı birey yetiştirmenin temel aracı olarak çocuk ve gençlik edebiyatı, çağdaş gelişmeler ışığında inceleme konusu yapılmıştır. Bu bağlamda, ülkemizdeki hem kuramsal çalışmalar hem de sanatsal yaratılar bakımından nitelikli bir gelişim gösteren çocuk ve gençlik edebiyatının bugünkü durumunun saptanması, sorunlarının ortaya konması ve ortaya konulan sorunlara çözüm önerilerinin oluşturulması, sempozyumda temel amaç olarak belirlenmiştir.

3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda çocuğun ve gencin duygu ve düşünce eğitiminde başat sorumluluklar üstlenen; edebiyat, resim, müzik, karikatür, çizgi film, drama gibi sanatsal alanlar araştırmacılar, sanatçılar ve alan uzmanları tarafından inceleme konusu yapılmış; anılan alanlarda okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin katılımı da sağlanarak çok sayıda atölye çalışması gerçekleştirilmiş; 20 yayınevinin, 48 çocuk ve gençlik edebiyatı sanatçısının katılımıyla okurlar için imza ve söyleşi saatleri düzenlenmiştir.

Sempozyumun gerçekleştirildiği alanda drama liderlerince, yaratıcı drama, canlı gösteri, kukla vb. etkinler ile değişik giysilerle (palyaço vb.) oyun ve estetik odaklı gösteriler kurgulanmış; çocukların ve öğretmenlerin birer özne olarak ilgi ve istekle katılımlarının sağlandığı resim, müzik ve dans çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda tüm paydaşların yoğun ilgi ve katılımıyla “sanatçı-alan uzmanı-okur ve yayıncı” etkileşimi yaratılmış; böylece, çocuk ve gençlik edebiyatındaki gelişmelerin ve sorunların tüm değişkenlerin katılımıyla değerlendirilmesi öncelenmiştir.

Çocuk ve gençlik edebiyatının; edebiyatbilim, eğitbilim, çeviribilim, dilbilim, sosyoloji, psikoloji, psikiyatri, bilgi ve belge yönetimi uzmanlarınca disiplinlerarası bir yaklaşımla incelendiği 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda ortaya çıkan görüşler şu başlıklar altında özetlenebilir:

Çocuk ve gençlik edebiyatının nitelikli yapıtları, seslendiği kesimin duygu ve düşünce evreninin oluşumunda önemli sorumluluklar üstlendiği gibi, çocuk ve gençlerin ulusal ve evrensel insanlık değerlerinin bilincine varmasına da önemli katkılar sağlar.

Çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtları, çağın gereksinim duyduğu çok boyutlu düşünme alışkanlığı edinmiş, demokratik kültürü içselleştirmiş, duyarlı bireylerin yetiştirilmesi sürecinin temel birer aracı olarak düşünülmelidir. Bu amaca yönelik olarak çocuklar, ailelerin ve okulun bilinçli
çabalarıyla erken dönemden başlayarak görsel ve dilsel algılarının gelişimini destekleyecek kitaplarla buluşturulmalıdır. Çocuk ve gençlik edebiyatının bütün paydaşlarının temel amacı, “düşünen duyarlı okur”yetiştirebilmek olmalıdır. Bunun için aşağıdaki önerilerin yaşama geçirilmesi gerekmektedir:

1. Yazar ve çizerler, çocukların gelişim özelliklerini, dönemsel gerçekliklerini ve gereksinmelerini de gözeten bir yaklaşımla onlara, yaşam ve insan gerçekliğini Türkçenin, çizginin, rengin anlatım olanaklarıyla oluşturulmuş kurgularla sunabilmeli; yayıncılar, uzman editör ve tasarımcılarla çalışma geleneği yaratarak “çocuğa göre” olan nitelikli yapıtların oluşmasına katkı sağlamalıdır.

2. 2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Sonuç Bildirgesi’nde de üzerinde durulduğu gibi, “Çocuk Edebiyatı” dersinin 2006–2007 eğitim-öğretim yılında YÖK tarafından uygulamaya konulan kimi öğretmen yetiştirme programlarından kaldırılması, kimilerinde ise bu dersin saatlerinin azaltılması; öğretmen adaylarının alan eğitimi ve meslek bilgisi edinmeleri bağlamında önemli sorunlar yaratmıştır. Çocuk ve gençlerin okuma kültürü edinmeleri açısından YÖK’ün, yaşamsal bir öneme sahip olan “Çocuk Edebiyatı” dersini, okulöncesi ve ilköğretim öğretmeni yetiştiren programlarda; “Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” dersini de ortaöğretim öğretmeni yetiştiren programlarda, çağdaş bir anlayışla yapılandırarak yaşama geçirmesi beklenmektedir. Programların yapılandırılmasında, söz konusu derslerin, öğretmen adayları için birer sanat eğitimi süreci olduğu gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Çocuk ve gençlerin okuma kültürü edinebilmelerine yönelik olarak okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenleri, “Çocuk Edebiyatı”, “Çocuk ve Gençlik Edebiyatı” konularında, bilimsel bir anlayışla kurgulanan hizmetiçi eğitim süreçlerinden geçirilmelidir.

4. Türkçe, Türk dili ve edebiyatı öğretimi, öğrencilerin dil ve anlam evrenine uygun çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtlarıyla sürdürülmeli; ders kitapları, Türkçemizin anlatım gücünü yansıtan çeşitli türdeki, düzeye uygun nitelikli metinlerle, çocukları ve gençleri kitap okumaya yönelten birer kılavuz özelliği taşımalıdır.

5. Okul, çocuk ve halk kütüphaneleri çocukların gereksinmelerine uygun biçimde yapılandırılıp düzenlenmeli; dil ve edebiyat öğretiminde, “düşünen duyarlı okur” yetiştirme amacına yönelik olarak kütüphanelere gitme, kütüphanelerden yararlanarak çalışmalar yapma, temel birer yöntem olarak benimsenmelidir.

6. Türkçe, Türk dili ve edebiyatı öğretiminde geleneksel derslik ve öğretim anlayışı bırakılmalı, dersler; içinde çocuk ve gençlerin dil ve anlam evrenlerine uygun kitapların, dilsel becerilerin uygulama yoluyla geliştirilmesine olanak sağlayacak araçgerecin yer aldığı çok uyaranlı dil dersliklerinde yürütülmelidir.

7. Üniversiteler, çocuk ve gençlik edebiyatı alanı için bilimsel çalışmalarına disiplinlerarası bir anlayışla hız vermeli; “çocuk edebiyatı öğretimi”ni konu alan çalıştaylar düzenlemelidir.

8. 2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Sonuç Bildirgesi’nde de vurgulandığı üzere; Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilk ve ortaöğretim öğrencileri için önerdiği “100 Temel Eser” listeleri, eğitbilim açısından önemli sorunlar yaratmaktadır. Yapılan araştırmalar, dönemi için çok önemli sayılacak çoğu yapıtın günümüz çocuklarının ilgi ve gereksinmelerine uygun olmadığını göstermektedir. Öte yandan bu uygulamanın, bazı yayınevleri tarafından değişik amaçlar için kullanıldığı da bilinmektedir. Listeler, bu durumuyla çocuk ve gençlerin okuma kültürü edinmelerinin önünde önemli birer engeldir ve MEB tarafından uygulamaya son verilmesi beklenmektedir.

9. Türk çocuk ve gençlik edebiyatının seçkin örneklerinin yabancı dillere çevrilmesi desteklenmeli; bu süreç ilgili sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle sürdürülmelidir. Yabancı dillerden Türkçeye çevrilecek yapıtlarda, “yazınsallık” ve “çocuğa göre”lik temel birer ilke olarak benimsenmeli; çeviriler, metnin özgün içeriğine uygun, Türkçenin olanaklarına ve kurallarına özen gösteren bir anlayışla yapılmalıdır.

10. Çocuk ve gençlik edebiyatı kültürünün bilimsel bir anlayışla kurumsallaşabilmesi amacıyla üniversiteler içinde ilgili bilim dalları yapılandırılmalı; bu süreç, bilimsel çalışmalarla sürekli desteklenmelidir.

11. Çocuk ve gençlik edebiyatı kültürünün yaygınlaşması amacıyla, çocukluk ve ilkgençlik çağına yönelik süreli edebiyat dergilerinin yayımlanabilmesi için yayınevleri sorumluluk üstlenmelidir.

12. 2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Sonuç Bildirgesi’nde de yer verildiği gibi, genç ve yeni sanatçıların çocuk ve gençlerle buluşmasına katkı sağlamak amacıyla edebiyat (masal, öykü, roman, şiir, oyun vb.), müzik, resim ve karikatür yarışmaları gelenekselleştirilmelidir. Yarışmalar, ilgili sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler tarafından desteklenmelidir.

13. Üniversitelerin, ilgili kurum ve kuruluşların eşgüdümüyle, çocuk ve gençlerin, yaş gruplarına göre, okudukları kitapları değerlendirmesine olanak sağlayacak atölye çalışmaları gerçekleştirilmelidir.

14. Üniversiteler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle kuru ve öğreticiliği yeğleyen sözde edebiyat metinleri ile çocuğa/gence yaşam ve insan gerçekliğini söz ve çizginin anlatım olanaklarıyla yansıtan kurgusal metinler arasındaki farkın anlatılmasına yönelik bilimsel-sanatsal etkinlikler sürdürülmeli; aileler, öğretmenler çocukların/gençlerin okuma kültürü edinmelerinde, onların dil ve anlam evrenlerine uygun, sanatçı duyarlığıyla hazırlanmış nitelikli edebiyat yapıtlarıyla karşılaştırılmasının önemi konusunda sürekli bilgilendirilmelidir.

15. Türkiye’de çocuk ve gençlik edebiyatı kültürünün gelişimini sürdürebilmesi, yaygınlaşabilmesi için, 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nu ulusal ve uluslararası yeni bilimsel toplantılar izlemelidir.